SÜLEYMAN HOCANIN YENİ MAKALESİ YAYINLANDI
SÜLEYMAN HOCANIN YENİ MAKALESİ YAYINLANDI
Mal beyanında bulunmak zorunlu mudur.
Kamu Muhasebe Yetkilisi Kamu Yöneticisi ve aynı zamanda Afyonkarahisar İHK Başkanı Süleyman Güneş, mal varlığı beyanında kimlerin bulunacağı hususunda bir yazı kaleme aldı.
Kamu Muhasebe Yetkilisi Kamu Yöneticisi Süleyman Güneş’den yeni bir yazı.
Güneş, kimlerin mal varlığı beyanında bulunacağı ve bu bildirimlere iş ve işlemlerin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı hususlarında önemli bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı: “Bir göreve atanmada veya bir makama yapılan seçimlerden sonra ilk akla gelen, 3628 sayılı MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU olmaktadır. Bu Kanun gereğince bazen siyasi seçimler öncesinde bazen de sonrasında kamu görevlilerinin veya kamu görevine aday olanların kamuoyuna mal varlığı açıklamaları olmaktadır. Bu kapsamda kimlerin mal varlığı beyanında bulunacağı ve bu bildirimlere iş ve işlemlerin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı bu Kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu Kanun’un amacı, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele cümlesinden olarak, bu Kanun kapsamına girenlerin mal bildiriminde bulunmalarını, bildirimlerin yenilenmesini, mal edinmelerin denetimi ile haksız mal edinme veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunma halinde uygulanacak hükümleri, bu Kanunda belirlenen suçlarla bazı suçlardan dolayı kamu görevlileri ve suç ortakları hakkında takip ve muhakeme usulünü düzenlemektir.   Yolsuzluk; demokrasi ve insan hakları için bir tehdit oluşturmakta, iyi yönetim, hakkaniyet ve sosyal adalet ilkelerini temelden sarsmakta, iktisadi gelişmeyi yavaşlatmakta ve demokratik kurumların istikrarını ve toplumun ahlaki yapısını tehlikeye atmaktadır. Tüm bu olumsuzlukların önlenmesi ve yolsuzluğun ortadan kaldırılması ise geçici çözümlerle değil, ancak toplumun temeline yayılan bir değişim ile gerçekleşebilir. Bu değişimin gerçekleşmesine öncülük etmek ve özellikle yolsuzluğu açığa çıkarmak ve önlemek adına ihdas edilen 19.4.1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nda yer alan cezai hükümler ise bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.   3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele etmek adına, belirli kişilerin mal bildiriminde bulunmalarını, bildirimlerin yenilenmesini, mal edinmelerinin denetimiyle, haksız mal edinme veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunma halinde uygulanacak hükümleri ve ilgili Kanun kapsamında sayılan suçlardan dolayı kamu görevlileri ve suç ortakları hakkında takip ve muhakeme usulünü düzenlemektedir. Söz konusu Kanun’un yürürlüğe girmesi ile birlikte, uzunca yıl uygulamada kalan 1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun ile 1983 tarih ve 2871 sayılı Kamu Görevlileri ile ilgili Mal Bildirimi Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır (m. 23). Mülga 1609 sayılı Kanun; "İrtikap, rüşvet, ihtilas, zimmet, kaçakçılık, resmen vuku bulan müzayede ve münakaşalara ve alım satıma fesat karıştırmak, devlet hariciyesine ait gizli evrakı veya şifreleri ifşa etmek suçlarında" ilk soruşturmanın adli makamlarca yapılacağını öngörmekle birlikte, savcının hazırlık soruşturması yaptıktan sonra kamu davasını açabilmesini belli kurumların iznine bağlamaktaydı. Bu ise uygulamada çelişik kararların verilmesine neden olmakta ve bazı hallerde ihbarı alan savcılık hazırlık soruşturmasını dahi yapmadan sanık memurun kurumundan izin alma yoluna gitmekteydi. Bundan dolayı, yolsuzlukla mücadele etmek için hızlı işlemesi gereken sistem, birçok prosedürün uygulanmasına takılmakta ve dolayısıyla Kanun beklenen işlevselliği gösterememekteydi. Bu sebeplerle 1990 tarihinde yürürlüğe giren Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinde; 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununda yazılı suçlarla, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan irtikâp, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında 4483 sayılı Kanun'un uygulanmayacağı ve söz konusu suçlar açısından savcılığın doğrudan soruşturma başlatabileceği hüküm altına alınmıştır.  Ayrıca, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele etmek adına, Kanunda gösterilen bazı kişilerin malvarlıkları ile bu malvarlıklarında gelecekte yaşanacak herhangi bir nedenden kaynaklanan artışı bildirme zorunluluğu getirilmiş ve hangi hallerin haksız mal edinme olacağına ilişkin bir karineye de yer verilmiştir. Yine Kanun'un "Ceza Hükümleri" başlıklı üçüncü bölümünde, "süresinde mal bildiriminde bulunmama" (m.10), "gerçeğe aykırı açıklamada bulunma" (m.11), "gerçeğe aykırı bildirimde bulunma" (m.12), "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" (m.13) ve "yetkililer tarafından istenen bilginin verilmemesi" (m. 20) suçlarına yer verilmiştir. 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun isminden, mal varlığı artışı ile rüşvet ve yolsuzluklar arasında bir bağ bulunabileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, mal varlığı beyanı rüşvet ve yolsuzluklarla mücadelenin bir unsurudur. Mal Bildiriminde Bulunacaklar. 3628 sayılı Kanun’a göre mal varlığı beyanında bulunmak zorunda olan kişi, makam ve merciler şunlardır: 1- Her tür seçimle iş başına gelen kamu görevlileri ile Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar (Muhtarlar ve ihtiyar heyeti üyeleri hariç) 2- Noterler, 3- Türk Hava Kurumu’nun genel yönetim ve merkez denetleme kurulu üyeleri ile genel merkez teşkilatında ve Türk Kuşu Genel Müdürlüğü’nde, Türkiye Kızılay Derneği’nin merkez kurullarında ve Genel Müdürlük teşkilatında görev alanlar ve bunların şube başkanları, 4- Genel ve katma (özel) bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluş veya alt kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüsleri (İktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları) ile bunlara bağlı müessese, bağlı ortaklık ve işletmelerde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan ve kamu hizmeti gören kurum ve kuruluşlar ile bunların alt kuruluşlarında veya komisyonlarında aylık, ücret ve ödenek almak suretiyle kamu hizmeti gören memurları, işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri, 5- Siyasi parti genel başkanları, vakıfların idare organlarında görev alanlar, kooperatiflerin ve birliklerinin başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürleri, yeminli mali müşavirler, kamu yararına sayılan dernek yönetici ve deneticileri, 6- Gazete sahibi gerçek kişiler ile gazete sahibi şirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyeleri, sorumlu müdürleri, başyazarları ve fıkra yazarları. Görüldüğü üzere, sadece kamu görevlileri değil, yaptıkları iş bakımından kamu görevine benzeyen kişiler de mal varlığı bildiriminde bulunmak zorundadırlar. Mal varlığı beyanı kime yapılır? Mal varlığı beyanı, 3628 sayılı Kanun’da sayılan kamu otoritelerine (Bakanlıklar vb.) yapılır. Bildirimlerin içeriği hakkında açıklama yapılamaz ve bilgi verilemez. Mal varlığı beyanı neleri kapsar. Mal varlığı beyanı; bu Kanun kapsamına giren görevlilerin kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile görevliye yapılan aylık net ödemenin, ödeme yapılmayan görevlilerin ise, 1’inci derece Devlet Memurlarına yapılan aylık net ödemenin beş katından fazla tutarındaki her biri için ayrı olmak üzere, para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynakları, borçları ve sebepleri mal bildiriminin konusunu teşkil eder. Mal bildirimi sadece varlıkların değil, borçların bildirimini de kapsamaktadır. Kural olarak, mal varlığı beyanında bulunmak zorunda olanların gelin ve damatları ile diğer akrabalarına ait mallar mal varlığı bildiriminin kapsamında olmamakla birlikte 3628 sayılı Kanun kapsamında Cumhuriyet Savcısı ilgili hakkında soruşturmaya başladığında ihbarı doğrulayan emareler bulduğu takdirde sanıktan, haksız edinilen malın kaçırıldığı yolunda delil ve emare elde edildiği takdirde sanığın ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları (kardeş, dede, nine, torun, kayınpeder, kayınbirader vb.) ile gelini ve damadından mal bildiriminde bulunmalarını ister. Bu istemin sanığa ve diğer ilgililere ulaştığı tarihten itibaren yedi gün içinde Cumhuriyet Savcısı’na mal bildiriminin verilmesi zorunludur. Soruşturmanın müfettiş veya muhakkik tarafından yapılması halinde müfettiş veya muhakkik de sanıktan ve yukarıda sayılan ilgililerden mal bildirimi isteminde bulunurlar. Bu istemin sanık ve ilgililere ulaştığı tarihten itibaren yedi gün içinde müfettiş veya muhakkike mal bildiriminin verilmesi keza zorunludur. Mal bildiriminin konusunu, yukarıda sayılan ve mal bildiriminde bulunması yükümlü olanların kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan; a) Taşınmaz malları (arsa ve yapı kooperatif hisseleri dahil), b. Kendilerine aylık ödenenler, net aylık tutarının beş katından; aylık ödenmeyenler ise Genel İdare Hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen net aylığın beş katından fazla değer ve tutarındaki; 1. Para ve para hükmündeki kıymetli kağıtları, 2. Hisse senedi ve tahvilleri, 3. Altın ve mücevheratı, 4. Her türlü kara, deniz ve hava taşıt araçları, traktör, biçer-döver, harman makinası ve diğer ziraat makinaları, inşaat ve iş makinaları, hayvanlar, koleksiyon ve ev eşyaları ile diğer taşınır malları, 5. Hakları, 6. Alacakları, 7. Borçları, 8. Gelirleri, Mal bildirimine konu teşkil eder. (b) bendinde belirtilen mal, hak, alacak, borç ve gelirlerin ayrı ayrı toplam değerleri tek kalem halinde gösterilir. Mallar, mal bildirimi tarihindeki değerleri esas alınmak suretiyle beyan olunur. Mal bildirimine esas parasal miktarlar, Genel İdare Hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen her türlü zam ve tazminatlar dahil net aylık miktarı, aylıklara uygulanan katsayının belirlenmesini müteakip Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunur. Mal bildiriminin verilme zamanı. Mal bildirimlerinin; a) 3628 sayılı Kanun gereğince mal bildiriminde bulunmakla yükümlü tutulan ve yukarıda ismen sayılan görevlere atanmada, göreve giriş için gerekli olan belgelerle birlikte, b) Bakanlar Kurulu üyeleri için, atamayı izleyen bir ay içinde, c) Seçimle gelinen görevlerle, seçimin kesinleşme tarihini izleyen iki ay içinde, d) Yönetim ve denetim kurulları ile komisyon üyeliklerine seçilen veya atananlar için, göreve başlama tarihini izleyen bir ay içinde, e) Görevi sona erenler ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde, f) Gazete sahibi gerçek kişiler ile gazete sahibi şirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyeleri için, faaliyete geçme tarihini; sorumlu müdürleri, başyazarları ve fıkra yazarları için, bu işe veya görevlerine başlama tarihini izleyen bir ay içinde, g) Özel kanunlarına göre mal bildiriminde bulunması gerekenler için, kanunlarında öngörülen süre içinde, verilmesi zorunludur. (a) bendinde yazılı durumlarda mal bildirimi verilmedikçe atama işlemi yapılamaz. Verilecek olan mal varlığı beyanı ne zaman nereye yapılır. Mal varlığı beyanları ilk olarak, yukarıda sayılan görevlere atananlar tarafından göreve başladığında (kurul veya komisyon üyeliklerine seçilenler için ise göreve başladıkları tarihi izleyen en geç 1 ay içinde) yapılır. Bu Kanun kapsamındaki görevlere devam edenler bakımından ise mal bildirimi, genel mal varlığı bildirimi ve ek mal varlığı bildirimi şeklinde yapılır. Genel mal varlığı bildirimi; sonu (0) ve (5) ile biten yılların en geç şubat ayı sonuna kadar yapılır (bildirim yenileme). Yeni bildirimler yetkili merci tarafından daha önceki bildirimler ile karşılaştırılırlar. Ek mal varlığı bildirimi ise yukarıda sayılan kişiler ile eşleri ve velayeti altındaki çocukların şahsi mal varlıklarında önemli bir değişiklik olduğunda ve değişikliği izleyen bir ay içinde yapılır. Yukarıda sayılan kişiler görevlerinin sona ermesi halinde, ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde mal varlığı bildiriminde bulunurlar. Mal varlığı beyanı yapılmazsa veya gerçeğe aykırı şekilde yapılırsa ne olur? Kanun’da belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunmayana bildirimlerin verileceği mercilerce ihtarda bulunulur. İhtarın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmayana üç aya kadar hapis cezası verilmesi öngörülmektedir. Kanunen daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde gerçeğe aykırı bildirimde bulunana altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Mal varlığında kaynağı açıklanmayan bir artış olursa ne olur. 3628 sayılı Kanun’a göre mal varlığında kaynağı açıklanamayan mal varlığı haksız mal edinme sayılır. Kanuna göre, kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanun’un uygulanmasında haksız mal edinme sayılır. Kanun’un daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde haksız mal edinene üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Haksız edinilen malı kaçıran veya gizleyene de aynı ceza verilir. Haksız edinilmiş olan malların zoralımına (müsadere) hükmolunur. Bu malların elde edilememesi veya bir malın tümünün haksız mal edinme konusu teşkil etmemesi sebepleri ile zoralımın mümkün olmadığı hallerde haksız edinilen değere eşit bedelinin hazineye ödenmesine karar verilir. Bu bedel, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Bazı siyasiler ve kamu görevine aday olanların kamuoyuna mal varlığı açıklamaları olmaktadır. Malvarlığı beyanları yapıldıkça da bazı beyanların doğruluğu ve malvarlığının kaynağı konusunda kamuoyunda bazı tartışmalar yaşanmaktadır. İlk olarak ifade etmek gerekir ki, malvarlığı beyanı (bildirim) kamuoyuna değil, periyodik olarak ve mal varlığında önemli bir artış olunca 3628 sayılı Kanun’da belirtilmiş olan kamu mercilerine yapılır. Dolayısıyla, söz konusu beyanın doğruluğu ve malvarlığının kaynağı konusundaki değerlendirme söz konusu mercilere sunulan bilgi ve belgeler esas alınarak yapılır. 3628 sayılı Kanun bazı siyasilerin ve kamu görevlilerinin malvarlığı beyanında bulunmalarını zorunlu kıldığı gibi, mal varlığı beyanının eksik/gerçeğe aykırı yapılması veya malvarlığındaki artışın kaynağının açıklanamaması durumunu da yaptırıma bağlamıştır. 1. Mal varlığı beyanı eksik veya gerçeğe aykırı şekilde yapılırsa ne olur. 3628 sayılı Kanun’a göre; - Kanunda belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunmayana bildirimlerin verileceği mercilerce ihtarda bulunulur. İhtarın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmayana üç aya kadar, - Kanunen daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde gerçeğe aykırı bildirimde bulunana ise altı aydan üç yıla kadar, hapis cezası verilmesi öngörülmektedir. Görüldüğü üzere, mal varlığı beyanının eksik veya gerçeğe aykırı şekilde yapılması ilgili kişi hakkında hapis cezasını gerektirmektedir. 2. Mal varlığında kaynağı açıklanmayan bir artış olursa ne olur? Kanun’da mal varlığı beyanında bulunanlarca yapılan yeni malvarlığı bildirimlerinin yetkili merci tarafından daha önceki bildirimler ile karşılaştırılacağı belirtilmiştir. Söz konusu düzenlemenin amacı malvarlığındaki artışın kaynağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesine imkân sağlamaktır. Kanun’a göre mal varlığında kaynağı açıklanamayan mal varlığı haksız mal edinme sayılır. Kanuna göre, kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, 3628 sayılı Kanun’un uygulanmasında haksız mal edinme sayılır. Kanun’a göre, daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde haksız mal edinene üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezası verilir. Haksız edinilen malı kaçıran veya gizleyene de aynı ceza verilir. Haksız edinilmiş olan malların zoralımına (müsadere) hükmolunur. Bu malların elde edilememesi veya bir malın tümünün haksız mal edinme konusu teşkil etmemesi sebepleri ile zoralımın mümkün olmadığı hallerde haksız edinilen değere eşit bedelinin hazineye ödenmesine karar verilir. Bu bedel, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Öte yandan, malvarlığındaki artışın kaynağının bulunmamasının daha önce malvarlığı bildirimlerinin yetkili merci tarafından kişinin daha önceki bildirimleri ile karşılaştırılmamasından kaynaklandığının tespit edilmesi halinde yetkili merciin de yasal sorumluluğu söz konusu olacaktır. Sonuç Mal beyanı, devlet memurları, her tür seçimle iş başına gelen kamu görevlileri ile bazı makam ve mercilere atananların kanunca belirlenen miktardaki mal varlıklarının yetkili mercilere bildirimidir. Mal beyanının belirlenen süre içinde verilmemesi, eksik veya yanıltıcı biçimde verilmesi birtakım yaptırımlara tabi kılınmıştır. Mal varlığı beyanı eksik veya gerçeğe aykırı şekilde yapılması veyahut mal varlığındaki artışın sebebinin açıklanamaması ilgili kişi hakkında hapis cezasını gerektirmekte olup, Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar şeklinde tanımlanan haksız edinilmiş olan mallar mahkemece hüküm olunur. Mal beyanına bakıldığında devlet memurları, her tür seçimle iş başına gelen kamu görevlileri ile bazı makam ve mercilere atananların 3628 sayılı MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU uyarınca Mal Beyanında bulunması zorunludur."

Kaynak Linki = https://www.medya03.com/haber/mal-beyaninda-bulunmak-zorunlu-mudur-35508
 
Bu haber bugün 1 kez, genel toplamda 416 kez görüntülendi.