Başarılı ve İyi Bir Sporcu Olmak İçin Neler Yapmalıyız.
Başarılı ve İyi Bir Sporcu Olmak İçin Neler Yapmalıyız.
Başarılı ve İyi Bir Sporcu Olmak İçin Neler Yapmalıyız.
Kamu Muhasebe Yetkilisi ve Afyonkarahisar İHK Başkanı Süleyman Güneş, yeni bir yazı kaleme aldı. Günümüzde iyi bir sporcu olmak için neler yapmalıyız konulu yazısında Güneş yazısında, “Genç sporcular yetiştirirken onlara mühim olanın kazanmak değil, adil bir yarış ile kazanmak olduğunu öğretmeliyiz. Sportif ahlakın yalnızca geleneksel bir ezber değil, erdemli davranışın karşılığı olduğunu fark ettirmeliyiz. Sportif yaşamda başarılı olan isimlerin bilinen hikayelerini onlarda paylaşmalı ve ünlü sporcu yaşamlarını onlara örnek göstermeliyiz.” dedi.
Güneş yazısında şunları söyledi: “Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” Diyen Atatürk topluma sporla ilgili ne söylemek istedi bizler ne anladık ve ne anlamalıyız. Toplumlarda spor denilince ilk akla gelen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ilk sözlerden biri olan “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” bugün hala gençlerimizin yetişmesinde en önemli rol oynayan, sporcu olmanın yanında sadece sportif faaliyetlerde başarı elde etmek olmadığını ifade eden bu söz, Mustafa Kemal Atatürk’ün sporcularda gördüğü geleceğin ufkunu her alanda yetişecek olan sporcuları işaret ediyor.  Topluma Türk Milletine her sözüyle geleceğin ve yarınlara ışık tutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, spora verdiği desteklerle tanınıyor. Hayatı boyunca spora hep ilgi duyan ve sportif faaliyetlerde bulunmanın yanı sıra sporun önemi konusunda da sürekli olarak  açık net bir şekilde  düşünceleriyle tanınan, birçok sportif kurumun kurulmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, sporcuların taşıması gereken nitelikleri belirttiği sözüyle bugün spor dünyasının ihtiyacı olan gençlerin tarifini o günlerde yaparak günümüze ve daha sonraki nesillere aktarılması için vermiş olduğu örneklerle, bu güzel sözler ile bu güne sporun başarıyla taşınmasına destek olmuştur.  “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” demiş Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK;  “Çeviklik” gerektirmeyen spor azdır. Bilardo, dart gibi spor olup olmadığı tartışmalı oyunlar, satranç gibi tanımlanması zor bir müsabaka şekli haricinde çevik, esnek, güçlü, hızlı ve dayanıklı olmak gerekir; zira spor temelde fiziksel mücadele üzerine kuruludur. “Zeka” gerektirmeyen spor da azdır. İsmi efsaneleşmiş sporcuların tümü fiziksel yeteneklerini zihinsel yetenekleri ile birleştirmiş kişilerdir; bu isimlerin pek çoğu aktif spor hayatlarını sonlandırdıktan sonra da özlü sözleriyle gündeme gelirler. “Ahlak” kısmı ise günümüzde, ülkemizin ana damarı olan sporda sanki biraz unutulmuş gibi. Neden “ahlak” kavramı bu denli unutulmuştur ve günümüzde, hırs, kazanma duygusu, önemli faktör olmuştur. Toplumda yerleştirilmesi gereken ana konu ise iyi bir sporcu neslinin var olması bunu da daha yükseltme hedef olmalıdır. Toplumlarda iyi bir sporcu olma bilinci artırılmalı günlük başarılara odaklanmamalıyız. Bize verilen tüm bu bilgiler ışığında, sporcuların yalnızca sportif performansta iyi olmaları iyi birer sporcu oldukları anlamına gelmiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün tarifine göre, iyi sporcunun zekasını kullanabilen, çalışkan, kondisyon sahibi ve en önemlisi ahlaklı biri olması gerekiyor. Bu niteliklerden herhangi birinin eksikliği olduğunda sporcunun başarısını gölgelemeye yetiyor. Centilmenlik dışı davranışların, hile veya etik dışı kazançlarla edinilen zaferlerin, yalnızca hırsla atılan adımların, düşünmeden gerçekleştirilen hareketlerin, tembellik ve ihmalkarlığın başarıya gölge düşüreceğini “ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim” cümlesinden anlayabiliriz.  Bu bağlamda iyi bir sporcunun, her zaman başaran değil, zeki, çevik, ahlaklı olan ve başarısızlıklarına da başarıları kadar değer veren biri olduğunu söyleyebiliriz.  Sporla ilgilenenlerin yakından tanıdığı bir kavram olarak fair play, aslında tam olarak sportif ahlakı tarif ediyor. Haksız avantajların kabul edilmemesi ve dezavantajlardan yararlanılmaya çalışılmamasına yönelik kullanılan bu sözcük aslında centilmenliğin de karşılığı oluyor. Oyun sırasında tarafların fırsat eşitliğine sahip olması, birbirlerinin haklarına riayet etmeleri, emeklerine saygı göstermeleri ve oyunun kurallarına uymaları adil bir oyunun gereği olarak görülüyor. Ahlaklı sporcuların da bu gerekleri yerine getirmeleri bekleniyor. Dürüstçe mücadele etmeyi ifade eden ilke, tartışmasız olarak literatürde kabul görse de her zaman uygulamada karşılığı bulunamayabiliyor. Oysa, kazanma arzusuna, hırslara rağmen adil davranabilmek, gerçekten ahlaklı sporculara ait bir erdem olarak görülüyor. Atatürk’ün sporcularda bulunmasını arzu ettiği ahlak işte tam bu erdemle tanımlanıyor. Vicdansız ve acımasızca oynanan oyunlardansa, sportmence yarışılması ahlaklı sporcuların rekabetini ve sayıları artırılmalıdır.  Her sporcu, kendisinden beklenen zeka ve çevikliğin ne anlama geldiğini deneyimle fark edebiliyor. Sporcunun düzenli antrenman yapması, kondisyonunun güçlülüğü ve oyuna hakimiyeti yani çevikliği ne kadar önemliyse, zekası da oyun sırasında bir o kadar önem kazanıyor. Ani gelişen pozisyonlarda çözüm üretebilmek, karar ve inisiyatif alabilmek, yeri geldiğinde takım arkadaşına topu bırakabilmek veya devam edebilmek, oyuncuların zekasını göz önüne seriyor. Stres ve adrenalin dolu müsabakalarda, sporcuların doğru kararları verebilmesi, yerinde riskleri alıp, yeri geldiğinde durabilmesi onların zeki olduklarının işareti sayılıyor. İşte bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk, sporcularda bulunması gereken özellikleri sayarken çevikliğin yanına zeka ve ahlakı da ekleme gereği duyuyor.  Günümüzde iyi bir sporcu olmak için neler yapmalıyız ve bu iyi sporcuları yetiştirmek için nelere dikkat etmeliyiz. Genç sporcular yetiştirirken onlara mühim olanın kazanmak değil, adil bir yarış ile kazanmak olduğunu öğretmeliyiz. Sportif ahlakın yalnızca geleneksel bir ezber değil, erdemli davranışın karşılığı olduğunu fark ettirmeliyiz. Sportif yaşamda başarılı olan isimlerin bilinen hikayelerini onlarda paylaşmalı ve ünlü sporcu yaşamlarını onlara örnek göstermeliyiz. Sporda her başarının seni bir adım ileri taşıyacağını, alınan yenilgilerden edinilen derslerin ise yürünen yolun önündeki engelleri kaldıracağını öğretmeliyiz. Spor yaşamında başarılara kadar başarısızlıklara da kıymet vermenin değerini genç sporculara anlatmalıyız. Spora, rakibe, hakeme, takıma, kendine saygı duymayı bir öğretiden daha fazlası haline getirmeli, onlara perspektif kazandırmalıyız.  Sporculara spor için gerekli imkanları sağlamalı, onlara mümkün olduğunca konforlu bir sportif yaşam hazırladıktan sonra girdikleri her mücadelenin, alınan her sonucun, elinden geleni yaptıklarında, onlar için mutluluk verici olması gerektiğini öğretmeliyiz.  Atatürk’ün Sporculara İlham Veren Sözleri  Atatürk’ün spora verdiği önemi ifade eden en önemli sözlerden biri, “Açık ve kat' i söyleyeyim ki” diye başlıyor. Atatürk sözlerine, “sporda muvaffak olmak için her türlü muavenetten ziyade, bütün milletçe sporun mahiyeti ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona kalpten muhabbet ve onu vatani vazife telâkki eylemek lâzımdır.” şeklinde devam ediyor.  O’nun spor ile ilgili bir diğer sözü ise dünyada elde edilen sportif başarıları vurguluyor: “Dünyada spor hayatı, spor alemi çok önemlidir. Bu kadar önemli olan spor hayatı bizim için daha önemlidir.”  Bunun yanında Mustafa Kemal’in spora gerekli yatırımın yapılması konusunda bizlere verdiği ödevi şu satırlar hatırlatıyor: “Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde, itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır.”  Türkiye’de hem amatör hem de  profesyonel spora verilen destekle geleceğin sporcularının yetişmesi ve başarıya ulaşması için tüm toplum destek olmalı ülkemizde yapılan spor yatırımları gerçekten son yıllarda inanılmaz büyüklükte her alanda yapılan çalışmalar her spor dalına hizmet edecek büyüklüğündedir.  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'ÜN spora olan sevgisi çocukluğunda başladı ve sürekli hayatı boyunca spor a olan bu ilgisini sürdürdü. Güreş, yüzme ve binicilik gibi sporlar onun en sevdiği alanlardı. Cumhuriyet'in kurulmasından önce ve sonraki süreçlerde ülkemizde sporun gelişimi için farklı projeler üzerinde çalışmalar yaparak ülkede sporun daha çok alanda yapılmasına ışık tutacak çalışmalar yaptı. Spor alanındaki mirası hala günümüzde devam ediyor. Ülke genelinde başarılı olan öğrencilerimiz birçok dalda başarılarını dünya geleninde aldıkları başarılarla sürdürmeye devam ediyor. İyi sporcular zekasını kullanabilen, çalışkan, kondisyon sahibi ve en önemlisi ahlaklı birisi olması ve bu şekilde yetiştirilmesi gerekiyor. Bu sporcunun örnek davranışı nesilden nesillere aktarılmalı ve örnek toplumda parmak gösterilir sporcular olması gerekir. Ancak bu niteliklerden herhangi birinin eksikliği sporcunun başarısını ve toplumda spor kültürünün bilgisinin yeni nesillerin yetiştirilmesine gölge düşürecektir ve engelleyecektir. Atatürk en çok sevdiği spor dalları tabiki vardı bunların en başında da güreş sporu gelmekte idi.  Tabiki sporun her branşını da seviyor ve her branşını yapmak için uğraş veriyor mükemmel denilebilecek bir kapasiteye sahipti ve sürekli spor yapıyordu. Ülkemizde spor dallarının geliştirmek için çok çalışmalar yarak sporun gelişimine katkı sağlayacak çalışmalar yaptı. Ülke sınırları içinde sevdiği spor dallarından olan güreş, binicilik, kürek, atıcılık, yelken, yüzme, futbol, boks, havacılık, atletizm dallarında çalışmalar yaptırarak sporun yayılmasında çok büyük adımlar attı. Yapmış olduğu bu kapsamdaki, çalışmalarla genç kuşağın spor’ a olan ilgisini artırmak için sporun ve sporculuğun sevilmesi için büyük çalışmalar yaparak önem vererek gençliği spor yönlendirmiştir. Gazi Mustafa Kemal ATARÜK’ÜN sporu tavsiye etmesinin nedenlerinden biri de sağlıklı yaşama verdiği önemdir. Atatürk, gençliğin düzenli spor yaparak hem bedenen hem de zihnen güçleneceğini söyler ve sürekli spor yapardı. Atatürk'ün yapmanın yanında spor için söylemiş olduğu güzel sözlerde vardı. "Ben sporcunun zeki. çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim." "Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve anlayışı kısa olan kuvvetler. zeka kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar." muhafızlar ister." “Dünya spor hayatı, spor gayesi çok önemlidir. Bu kadar önemli olan spor hayatı bizim için daha da önemlidir. Çünkü ırk meselesidir. Irkın düzelmesi ve gelişmesi meselesidir.” “Biz henüz Avrupa derecesine gelemedik. Sporda tek ve belli bir amaç gözetmek lazımdır. Sporu ya propaganda için yapacağız, yahut da bedeni gelişmemizi sağlamak için yapacağız. ” “Gençlerin sıhhatli ve gürbüz olmaları için yaşadıkları bölgenin sıhhi şartlarını temin etmek, devlet halinde bulunan siyasi teşekküllerin en birinci ödevidir. Ondan sonra, en küçük yaştan en son yaşa yani insan ömrünün vasati süresince derece beden faaliyeti önemli yer tutar ve tutmalıdır da. ” “Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır. Bu işte, hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğini spor bakımından da, milli heyecan içinde özenle yetiştirmesi önemli tutulmalıdır. ” Türk çocukları her kavmin çocukları gibi doğdukları andan itibaren tabiatın kendilerinde yarattığı hareket ve faaliyetlere ellerini, kollarını, bacaklarını hareket ettirmekle başlarlar, sonra çocuk büyüyünce bulunduğu muhitin şartlarına göre tarlalarda, bayırlarda, tepelerde kayalık içinde, ormanlarda koşar, yürür, hiç de yaptığının ne olduğunu düşünmeksizin bugünkü ilim dünyasının spor dediğini kendiliğinden yapar. Güreşir, ata biner, atlar, cirit oynar ve daha birçok milli sporları yapar yapmanın yanında uluslararası arenada Türk Bayrağını dalgalandırmak için çok çalışır ve bunu kazanarak mutluluğunu yaşar. Tabiki Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Paşa bu güzel sözü söylemiş iyi güzel sporcular ahlaklı nesiller yetişsin diye ancak son zamanlarda spor hakkında bilgisi görgüsü spor ahlakı ne anlama geldiğini bilmeyenler günlük başarılar için akla hayale gelmeyen konuşmalar yazılara yazarak sırf taraftar toplamak için spor dışına çıkıyorlar. Bilgisi görgüsü hayali olmayan gündelik başarılara odaklanan sözde spor dalı ile uğraşanlar Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN güzel sözünden uzaklaşarak spor ahlakında gereken dersi çıkarmadan bilmediği spor hakkında bile konuşuyor spor yapan ülke futboluna destek olanları bile acımasızca eleştiriyor. Neden diyeceksiniz bir sporun ve sporcunun gelişmesi milli düzeye yükselmesi kolay değil onun için yapacak olduğumuz eleştiri ve önerileri belli saygı içinde yapmalıyız. Hayatı boyuncu “CİN ALİ” den başka kitap okumayan insanlar her konuda ahkam kesip akıl verip sosyal medyada kendi kafalarına göre yorum yaparak kendi kalitesini ortaya koyuyor. Onun için herkes kendisine bakıp konu hakkında bilgi sahibi olmadan bir yerleri suçlama, kendi bilgisizliğini topluma söylemiş olması kişinin kendisini gözden geçirmeli ve spor ahlakı ve spor kültürünü iyi anlamalıdır. “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” diyerek spor yapmalıdır. Amaç olarak Türk sporuna, Türk toplumuna genç milli sporcular yetiştirmelidir. Toplum olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözüyle spor yapmalıdır. Saygı ile kalın.”
 


Bu haber bugün 2 kez, genel toplamda 474 kez görüntülendi.